Kafama Göre

Demokratik Özerklik ve Altında Yatan Gerçekler

Blogumda siyasi konuları hiç yazmazdım ama bugünkü haberleri dinleyince yazmadan geçemedim. Konumuz: Demokratik özerklik. Biz bağımsızlığımızı istiyoruzun diğer adına Demokratik Özerklik deniyormuş aslında. İşin içine demokraside girince kimse anlamayacak altında yatanları. Dinler arası dialog sloganı ile bölünmeye çalışılan Türkiye şimdi de kürdistan bağımsız olsun sloganıyla bölünmeye çalışılıyor. Ne zaman bölünme saldırılarından kurtulacağız bende bilmiyorum. Birçok devletin korktuğu Türkiye’yi bölmek için projeler üretilmeye devam ederken kimse birlik olalım demiyor.

Çalıştayda konuşulan konulara şöyle bir göz gezdirdim:

Kürtçe’nin kamusal alanda kullanımı önündeki engellerin kaldırılarak anaokuldan üniversiteye kadar eğitim dili haline getirilmesi sağlanmalıdır

Türkiye’de nedense Kürtler her zaman kendi dillerinde eğitim olmasını istemişlerdir. Peki Lazlar, Rumlar, Çerkezler, Bulgarlar neden kendi dillerinde eğitim istemiyor? Kadının biri çıkıp diyorki : Olmak ya da olmamak yerine to be or not to be deyince neden yadırgamıyorsunuz? Kendilerini evrensel bir dil olan ingilizcenin yerine koymak istiyorlar. Peki siz neden Amerika’ya gidip “Biz burada kürtçe eğitim istiyoruz!” demiyorsunuz? Ya da diyemiyorsunuz? Yukardaki maddeye bakarsak ve bu taslağın genel amacına bakarsak denildiğine göre Türkler ile Kürtleri bir arada tutmak daha da kaynaltırmak içinmiş. Kürtler kendi dillerinde eğitim alacaklar sonra Türkçe konuşanları anlamayacaklar. Türk Kürtçe konuşanlarla uzlaşamayacağı gibi Kürtde Türkçe konuşanlarla anlaşamayacak. E peki nasıl bağlarımız pekiş mi olacak? Anaokulundan beri kürtçe öğrenerek büyüyen bir birey büyüdüğünde yabancı dil olarak Türkçe mi öğrenecek? Ne planladılar acaba bunun için…Kendi ülkemizde Türkçe bazılarına yabancı dil olarak okutulacak. Hangi ülkede var bu? İngilterede yabancı dil olarak Türkçe, kürtçe okutuluyor mu? Hadi gidip onlara da bir taslak hazırlayın bakalım nasıl karşılayacaklar…
Diyarbakır’da hazırlanan taslağa göre Demokratik Özerk Kürdistan’da resmi dilin Kürtçe ve Türkçe olmasının yanı sıra bölgede konuşulan tüm lehçelerin kullanımı, eğitimi, geliştirilmesi anayasal teminat alıntına alınması vurgusu yapılmış.
Tabirlere baktığımızda adamlar kürdistanı kurmuşlar bile. Biz kurduk sizde kabul edin diyorlar özet olarak. Alevinin biri çıktı ben nüfus kağıdımda din bölümünde Müslüman yazmasnı istemiyorum dedi ve dava açtı. Şimdi kürtlerde nüfus kağıdında benzer değişiklikleri de isterler.
BDP’li biri çıkıp diyorki : Belediyelerin bayrağı var,spor kulüplerinin bayrağı var. E bizim de bayrağımız olmalı. Bayrakları istedikleri yerde dalgalancakmış. Benzetme yaparken insan biraz düşünmez mi?

ÖZ SAVUNMA ASKERİN TEKELİNDE OLMAMALI

Yani kürtlerinde ordusu olacak ,polisi olacak. Sonra Türk ordusu kürt ordusu ile çatışacak. Bunu istiyorlar. Orduları olduğunda askeri güçleri de olacak ve böylece ülke içinde savaş çıkarmanın fitili de ateşlenmiş olacak.

Bu taslağın ne demek istediğini anlamayacak kadar salak bir Türk milleti yok karşılarında. Planlar belli ve ortada. Bir ailede 15-20 çocuk olmasının da nedeni tamamen bu girişimlere yönelik. Doğuda işsizlikten bahsediliyor ama bu kadar çocuklu bir aile rahatlıkla geçiniyor. Elektrik,su parası alınmıyor. Biz vergi olarak ödüyoruz ,vergilerde ödenmeyen faturaları karşılıyor. Her türlü imkan veriliyor ama nedense bağımsız ülke olmadan rahat edemiyorlar. Bağımsız ülke olunca ne olacak? Abd planlarına ulaşmış olacak ve sonrasında kullandığı maşaları tek tek çöpe atacak.

Gündem yine karışacak.

Yazar Hakkında

Mehmet Emre Baş

Uludağ Üniversitesi’nden makine mühendisi olarak mezun oldum. 2009 yılından itibaren SEO sektöründe kendini geliştirdim ve bu alanda kariyerime başladım. SEO Yöneticisi olarak çalışmaya devam ediyorum. Algoritmaları takip etmek ve test etmek severek yaptığım işler arasında. bloglamayı da seviyorum.

Yorum Yap