Pazarlama Stratejisi

Emarsys Akademi’de #Bigdata Konuştuk

bigdata-emarsys-2Geçen ay Emarsys Akademi’de Mobil Pazarlama konuşmuştuk. Bu akşam da #bigdata konusunu konuştuk.Bloguma 1 aydır yazı yazmadığımı da iki Emarsys yazısı arka arkaya gelince fark ettim. 🙂

Akşama renk katan isimlerden biri Neslihan Uçar oldu diyebilirim. Ama noktayı koyan kişi de Uğur Özmen oldu.

Elimizde büyük bir veri varmış. Biz bunun farkına daha yeni yeni varıyormuşuz konusundan konuşurken aslında biz veri analizini yeni öğrenmedik diye düşündüm. Geçenlerde Hasan Yaşar’ın yazdığı Simitçi CRM başlıklı yazıyı okuyunca simitçinin bile bu alanda çalıştığını gözlemlemek zor değil. Bildiğimiz ve uygulamasını yaptığımız işler Avrupa’dan bir takma isim alıyor, ısıtılıyor ve önümüze konuluyor. Daha sonra bu alana yatırım yapmak isteyen firmalar bu işi yapan firmalarına başvuruyor ve bir ekosistem oluşturuluyor. Yeni bir sektör ve yeni meslek grupları da paralelinde ortaya çıkıyor. Veri madenciliği mesleği belki 2-3 yıl sonra iş ilanlarında görebileceğimiz bir ünvan olacak. Hemen 1-2 sene sonra ise iş ilanları her zaman olduğu gibi eski modeline dönecek ve veri madenciliği konusunda tecrübeli, SEO konusunda bilgili, Adwords hesapları yönetmiş DİJİTAL PAZARLAMA SORUMLUSU arıyoruz adı altında toplanacak. Bunlara hiç şaşırmamak lazım. Çünkü uzmanlaşma konusuna ülkemizde pek değer verilmez. All in One insanlar kavramı her zaman değerlidir.

Etkinlikten Notlar

Neslihan Uçar Turkcell’in kullanıcı verilerini nasıl başka firmalarla kullandıklarından bahsetti. Tabi burda her ne kadar SMS kullanıcılarında izinli olan bir kitleden bahsedilmiş olsa da kullanıcıların konum verilerini izleyerek Atlasjet (yanlış hatırlamıyorsam) ile paylaşıp yeni açacakları route noktalarını belirlemekte beraber çalışmışlar. Burada aklıma takılan nokta kullanıcıların lokasyon verilerini satarken kullanıcılara bir kazanç payı veriyorlar mıdır? Muhtemelen hayır. #bigdata yı insanlardan alıp daha fazla kazanmak için kullanırken hem kullanıcıların hem de firmaların bu işten fayda sağladığının altını da çizdi Neslihan Hanım.

Microsoft’tan Gökben Utkun, Barcelona belediyesi ile yürüttükleri ortak çalışmadan bahsetti. Benim anladığım kadarıyla CRM altyapısı ile veri toplama ve hızlı çözüm üretmek için ilgili birimlere dağıtma ile ilgili bir çalışma yapılmış. CRM’in üzerine sosyal medyadaki şikayetlerinde incelenip eklenmesi var. #Bigdata konusunda bu bölgede yaşayan insanların şikayetleri, mutlu oldukları noktalarla ilgili bir çalışma modeli var. Aslında bu konu demokrasiyi, refah düzeyini sağlama ile ilgili ülkelerin sorumluluklarını hatırlatan bir konu. Bunlar olması gereken şeyler aslında. Sadece bu zamana kadar ismi bu şekilde konulmamıştı.

Kerem Bey işin biraz daha hizmet veren tarafında. Bigdata pastasının oluşmaya başlangıç süreçlerinde işi ticarete dökmeyi başarmış biri. Offline verileride büyük verinin içerisine ekleyerek online ortamda en doğru adımın atılabilecğeini düşünüyor. Tabi ki mantıklı. Kişiselleştirilmiş web sitelerinden bahsetti. İnsanların kullanım alışkanlıklarına göre değişen web sitelerinin olması gerektiğini vurguladı. Bu esnada Murat Beyin araya girmasini beklerdim. Çünkü geçen ay aldığım bilgiye göre Emarsys müşterilerine bu hizmeti sağlıyormuş.

Benim aslında dikkatimi çeken Gerçek Zamanlı Bigdata konusu oldu. Nesliahn Hanım bigdata kelimesini sevmediğinden bahsederken gerçek zamanlı olarak verileri işleyip anlık olarak hizmet sunmaktan bahsetti. Şöyle bir örnek vardı: Ev sahibi ile kavga eden biri 1 gün sonra bankalardan kredi almak isteyen bir müşteri adayı haline gelebilirdi. Gerçekten doğru bir nokta. Bu durumda firmalar bu datayı en kolay sosyal ağları segmente edebilen ,filtereleyebilen çözümlerle toplayabilirler. Ya da iş birlikleri yaparak konuyu karlı hala getirebilirler. Basit olarak ilk aklıma gelen bir emlakçıyla anlaşmak ve ev satın almayı düşünen kişilerin datasını satın alabilir. Burada etik olmayan noktalarında ortaya çıkacağı kesin. İlerleyen zamanlarda bigdatanın yapı taşları olan insanların verdikleri datadan pay alma hakları bile doğabilir.

İşletme mezunu Burak adlı bir arkadaş veri madenciliği konusunun patronlar tarafından anlaşılamadığından yakınırken kendi çalıştığım sektör olan SEO’ya da birkaç ders çıkardım. SEO uzmanları/danışmanlarının büyük bir kısmı kullanıcı davranışlarını analiz etme, tıklamaları analiz etme, önceki-sonraki sayfalar, çok kanallı dönüşüm hunileri, Google Analytics ile veri analizi yapma tarafında fazla efor sarf etmiyor. Çalışılan firmalar hala veriyi analiz etme konusunun değerli olduğunu düşünmüyor. Çünkü müşterinin istediği sitesinde herhangi bir değişiklik zahmetinde bulunmadan Google’da üst sıralarda olmak ve daha fazla müşteri kazanmak. Dolayısıyla SEO,SEM ve sosyal medya alanında çalışanlar analiz adımlarını atlamak zorunda kalıyor. Bu da kaliteli olarak bu işi yapmadığımızı gösteriyor.

Etkinliğin sonlarına doğru Uğur Özmen‘in sesini duyduk. Şahsen Marmara Üniversitesindeki seminere katıldığımda da biz aslında Uğur hocayla bigdatayı konuşuyormuşuz onu anladım. 2 sene önce Uğur hocanın Turkcell’in kullanıcılarına alakasız gönderdikleri taraftar mesajlarından bahsetmişti. CRM tarafında veriyi anlamlandırmak adına yapılan hiçbir şeyin olmadığını görmüştüm. Bu akşamda şu soruyla geceye noktayı koydu diyebiliriz: Size gelen 10 sms mesajından 2 si anlamlı olan var mı? Cevap çıkmadı diyebiliriz.

Uğur Özmen aslında Turkcell’in hala konuyu doğru anlamadığını ve Ar Ge yi doğru yapmadığını açıkca ortaya koydu. 2012 yılında kredi kartı ekstrelerinden bir ailenin çocuk bezi ihtiyacını tespit edip çocuk bezi abonelik sistemi ile satışından bahsetmişti. O yıllar için çok fazla hayal gücü açan bir konuydu.

Toplantı sonrasında kısaca sohbet etme şansımız oldu. Eğer bu sohbeti katılımcılarda dinleseydi aslında onlarda bigdatanın sandıkları kadar yeni bir şey olmadığını anlayabilirlerdi diye düşünüyorum.

Neslihan Hanım bu soruya cevap veremedi. Çünkü o da Turkcell’in attığı SMSlerin çok mantıklı olmadığını biliyordu. Kişiye özel, ihtiyacına yönelik mesajları gönderen bir operatör henüz yok. İnsanlara bir profil oluşturamıyorlar. Belirli hediyeler karşılığında insanlara SMS ile ya da telefonla bazı sorular sorarak profillerini oluştursalar çok daha fazla kazanç sağlayabilecekleri bir modele geçebilirler tahminimce.

Ben pilot mecra olarak Twitter’ı seçtim. Bir yazılımcı arkadaşımla Twitter kullanıcılarını segmente etme konusunda çalışıyoruz. Bunu en azından reklam çalışması yapacak markaların doğru hedefe ulaşması için planlıyoruz. Sosyal ağlarda çok fazla kişisel davranış kırıntıları varken bunları işlemek için çalışmak gerekiyor.

Emarsys ekibine ve Murat Eridör’ a teşekkür ediyorum. Çok güzel bir atmosfer yakalıyorlar her etkinlikte. Yarım saat geç başlamasak o süreyi de soru cevap kısmında kullanabilsek aslında çok güzel olur. Çünkü konuşacak çok şeyimiz var. 🙂

Yazar Hakkında

Mehmet Emre Baş

Uludağ Üniversitesi’nden makine mühendisi olarak mezun oldum. 2009 yılından itibaren SEO sektöründe kendini geliştirdim ve bu alanda kariyerime başladım. SEO Yöneticisi olarak çalışmaya devam ediyorum. Algoritmaları takip etmek ve test etmek severek yaptığım işler arasında. bloglamayı da seviyorum.

Yorum Yap