Pazarlama Stratejisi

#EmarsysAcademy de E-Ticaret Konuştuk

Nisan ayının son haftası gerçekleştirilen Emarsys etkinliğinde önemli markaların CEO’ları ile E-Ticaret üzerine güzel bir sohbet oldu. Gittigidiyor CEO’su gelemediği için geceyi bir fire ile kapattık.

Yeni E-Ticaret yasası hakkında netleşmemiş bilgilerden konuşurken günün popüler konusu izinli e posta ve SMS lerdi. Aslında benim merak ettiğim konulardan biri de 1 Mayıs sonrası mailing yapan firmaların ne durumda olacağıydı. Bu blog yazımda farklı bir teknikte kullanacağım. Etkinlikte soramadığım ya da sorup tam cevap alamadığım konuları buradan sorup yorum olarak cevap almaya çalışacağım. Bakalım neler olacak 🙂 ..

Soru 1 (Murat Erdör ‏@muraterdor ) : Emarsys izinli e posta konusunda firmaların kayıtlı müşterilerine nasıl bir uygulama yaptı? Ünlü markaların yaptığı izninizi istiyoruz maillerinde tek seçenek sunarak kullanıcıların samimiyetini kazanabiliyorlar mı yoksa yaptıkları bu kurnazlığa tepki alıp izin aldıkları kullanıcı sayısı düşüyor mu? Kullanıcılardan nasıl izin alınmalı ve bu nasıl pazarlanmalı?

Cevap 1 (Murat Erdör) : Markaların emin olmadığı kişilerden onay alması şart, bizden mail almak istemiyorsanız hayır demeniz gerekir şeklinde maillere hayır dememek müşterinin mail alma rızasını göstermez. Bizde müşterilerimize bu şekilde yapmalarını tavsiye ettik zaten.

Lidyana kurucusu Hakan Baş’a sorulan E-Ticarete girmek isteyenlere neler söylemek istersiniz? sorusunun cevabının E-Ticarete 2015 yılında ben olsam girmezdim olması aslında beni şaşırtmadı. Gerçekten kolay bir iş değil. İşim icabı E-Ticaret müşterileri ile çalıştığım için zorluklarını gayet iyi biliyorum. Pazarlama bütçesi yüksek olan müşterilerle SEO tarafında savaşmak elbette kolay olmayan bir iş. Fakat Hakan Bey konuya bir girişimci edasıyla inanırsanız başarı gelir demekten de çekinmedi. İnanan bir kişinin işi getireceği nokta gerçekten farklı. Birçok firmanın çalışanları kaliteli ama yeterince verim alamalalarının temelinde işi sahiplenmek konusu yatar. İşi sahiplenen çalışanın inancı da yüksek olacağı için başarı zamanla gelir. Yani bazen yatırımı çalışanlarınıza yapmanız lazım bana göre. Onlara değer vermek bunu hissetirmek lazım. Kliksa’dan Nevgül hanım bir çalışanına Türk kahvesi getirse çalışma esnasında o kişi eminim onure olur ve o kişiyle bambaşka bir bağ kurulur. Bilmem yapıyor mu 🙂

Soru 2 : (Nevgül,Hakan,Murat) : Çalışanlarınıza ne kadar değer veriyorsunuz ve bunu nasıl gösteriyorsunuz?

Cevap 2 (Murat Erdör) : İç müşteri ve dış müşteri diye bir kavram vardır, dış müşteriyi mutlu etmek için öncelikle iç müşteriyi mutlu etmemiz gerekir, iç müşteri de çalışandır. Çalışanları mutlu etmek için doğumgünlerinde özel hediyeler, hafta içi ofise gelen keyifli yiyecek ve meyveler, esnek çalışma imkanı, dönem dönem yapılan kişisel değerlendirme ve performans ölçümleri, global bir network’ün parçası olduğunu hissettirmek, her ay yapılan happy hourlar aklıma ilk gelenler. En önemli konu karşılıklı sevgi, saygı ve iyi niyet, bu üçü olduğunda zaten işler kendiliğinden ilerliyor.

 

Murat Bey bana göre etkinliğe damgasını fatura gönderirken yaptığı jest ile vurdu.

Herkesin çok hoşuna giden bu hareket aslında çok güzel. Hediye almayı seviyoruz ve en ufak bir hediye binlerce liralık faturanın yanında bile bir insanı mutlu edebiliyor. Bunu sosyal ağlarında da hemen paylaşıyor ve marka ile samimi bir bağda kurmaya başlıyor. 2002 yıllarında yaz tatilinde bir pidecnin yanında çalışırken şöyle bir jest görmüştüm: Bizim pideci sürekli öğle yemeklerini sipariş veren müşterilerine her ayın 1 günü kocaman bir salata ya da ekstra bir pide gönderiyordu. Şimdi günümüzde bakıyorum ajanslara 1-2 yıl çalıştıkları müşterilerine bayram mailingini bile zorla yapıyorlar. Bağ kurmanın en güzel başlangıcı hediyeleşmek bunu biliyorduk ama yapmıyorduk. Bugün belki öğrenenler olmuştur.

Soru 3 : ( Hakan Bas @hakanbas ) :Lidyana müşteri kargolarına ne gibi jestler ekliyor? Bayan ağırlıklı bir müşteri kitlesi olduğu için müşterilerinizle sürekli bağlantıda kalmanızı neler sağlıyor?

Neden çalışıyoruz ? Ne için? Kim için?

Aklıma gelmişken neden çalışıyoruz konusunu da araya sıkıştırmak istedim. Konuşmacıların hayatlarından bahsettiklerinde aslında bir yerlerde bir sorun olduğunu anlıyordum. Nevgül Hanım çocuğunun kendisine Benimle ne zaman oynayacaksın anne sorusunu sorduğunu söylemesi bazı şeyleri açıklıyordu. İşi çok sevmek iş kolik olmanın getirdiği zorluklardan biride sevdiklerine zaman ayıramamak. Evlendikten sonra çocuklarımız ve ailemiz için çalışıyoruz. Peki onlara vakit ayırmadan sevgi vermeden onları rahat içinde yaşatmak ne kadar doğru bir iş? Hayat şartları, iş şartları bunun çok fazla cevabı var. Hakan Bey anlattığı kadarıyla sabah 3-4 lere kadar çalışıyor. Binlerce lira kazanıyor peki harcayabiliyor mu? 🙂 Kazanırken kazandırmak birçok iş sahibinin düşüncesidir. Bu düşünce bile bazı şeylerden fedakarlık etmek için yeterli olabilir bence.

Hakan Beyin spor okulu döneminde aldığı disiplinin hayatına yansıması , katkısı iyi olmuş. En az 8 saat uyumak şart diyenlere öncelikle bu yazımı okumalarını sonrada erken yaşta alacakları disiplinin iyi bir uyku alışkanlığı kazandıracağını da söylemiş olayım. 4-5 saat uyku yeterli sadece beyninize doğru mesajı verin ve alıştırın.

Soru 4 (Nevgül,Hakan,Murat) : Sürekli çalışırken neleri ıskalıyorsunuz? Keşke şunları yapmak için zaman ayırabilirsem dedikleriniz? Zamandan kazanmak için kullandığınız yazılım ve donanımlar (to do list uygulamaları, apple watch vb. ürünler) ?

Cevap 4 (Murat Erdör) : Buraya yazamayacağım kadar bir sürü planlarım ve hayallerim var, aklıma ilk gelenleri paylaşırsam oğlum Kemal’e önsöz yazacağım bir kitap yazmak ve eğitim imkanı bulamayan başarılı öğrencilerin desteklendiği bir STK’da çalışmak. Zaman yönetimine daha çok özen gösterip bunları da en kısa zamanda gerçekleştireceğim.

Email pazarlamada özel günler nasıl planlanıyor?

Konumuz E-Ticaret olunca email marketing de olmazsa olmazlardan. Özel günlerde Kliksa ve Lidyana neler yapıyor cevabını merak ettiğim sorulardan biri. Blogum üzerinden soralım bakalım neler çıkacak ortaya.

eticaret-ceo-sohbeti

Soru 4 : ( Hakan Bas @hakanbas ) :Lidyana özellikle anneler günü için hazırlıklara ne zaman başlıyor? Başka markalardan farklı olarak müşterilerine nasıl bir email marketing yapıyor?

Soru 4 : ( Murat Erdör ‏@muraterdor ) : Emarsys’in özel günlerde ki email trafiği hangi oranlarda seyrediyor? Özel günler için müşterilere pazarlama tavsiyeleri veriyor musunuz ya da fikir alışverişi yapmak için küçük toplantılarınız oluyor mu? Bunu sormamdaki sebep sizin de dediğiniz gibi Emarsys’in bir email marketing firması olmaktan çıkmış olduğu içindir.

Soru 4 : ( Nevgul Bilsel Safkan ‏@nevgulsafkan) : Kliksa hepsiburada.com formatında bir site. Farklı müşteri paternleriniz var. Bunları ayrı ayrı havuzlara ayırıp mı e mail marketing planlıyorsunuz? Kullanıcılarınızın sosyal ağlardaki sinyallerini analiz edip e mail marketing yapmayı hiç denediniz mi? Analiz ve pazarlama konusunda özel bir çalışmanız var mı?

Nevgül hanıma sorduğum soru E-Ticaret sektörünü de yakından ilgilendiriyor. En basitinden bir erkek kullanıcıya bayanlara gönderilen mailingi göndermek gibi hatalar çokca yapılıyor. Segmente ederek pazarlama yapmak artık çok önemli.

İçerik Pazarlaması

E-Ticaret etkinliğinde değinilmeyen konulardan biri de içerik pazarlaması kısmı. Genellikle düşük bütçeli firmalar bu konuya daha fazla özen göstermelidir gibi bir yargı da var. Ama sektör öncülerinin de bu amaç doğrultusunda çalışması şart. Modanisa’nın blogger eğitim etkinliği aslında blog dünyasına kazandırılacak yeni bloggerlardan ibaret değildi. Bu ekosistemi ilerde içerik pazarlama faliyetlerinde de kullanabilmek anlamına da geliyordu. Moda ağırlık yazan ve yazdıklarını paylaşan bayanlar sizin ürünlerinizi de daha iyi pazarlayabilirler anlamına geliyor bana göre.

Soru 5 : ( Nevgul, Hakan) : İçerik pazarlaması stratejileriniz neler ve bunları hangi kanallarda nasıl kullanıyorsunuz?

Nevgül hanımın anlattığı bu küçük hikayede çok güzeldi. Müşteri bir ürün alıyor ve kolisinden hediye bonbonlar çıkıyor. Çocuğu bunları yiyor bitiriyor. Buraya kadar herşey normal. 🙂 Fakat müşteri ürünü iade etmeye karar verdiğinde koli içerisinde çocuğunun yediği bonbonlar için 5 TL bırakıyor. İşte bu paha biçilmez bir müşteri. Bu müşterinin kapısına gidip teşekkür etmek lazım. Yok yok tebrik etmek lazım. İşte Türk insanı dediğimiz sahnelerden biri ve çok değerli. Bu teşekkürü Kliksa blogundan bir post ile yayınlasa ya da Facebook kanalından paylaşssa eminim çok fazla okuyup beğenen ve paylaşan olur. En iyi içerik pazarlaması türlerinden biri de içeriğin içerisinde gerçek bir duygu olan yaşanmış içeriklerdir.

Soru 6 (Nevgül,Hakan,Murat) : Yukardakine benzer güzel anılarınız var mı? İçerisinde duygu olan anlar…

Bu açıklamadna sonra Hakan Beye gelen soru da güzeldi: Madem kar yok siz niye gece gündüz çalışıyorsunuz 🙂 ….

Tabi kar var ama çok emek ve zaman harcayıp sürekliliği sağlayabildiğinizde var bana göre.

Cevap 6 (Murat Erdör) : Nevgül Hanım’ın o gün anlattığı hikayeden çok daha vurucu bir anı aklıma gelmiyor, hala etkisindeyim ve bunu zaman zaman paylaşacağım.

Etkinlik Yapmıyoruz Sohbet Ediyoruz

Etkinlikten aklımda kalanlar bunlar. Sohbet havasında geçiyor ve Murat Bey moderatörlük işini çok güzel yapıyor. Üniversitede 45 dk lık dersler hocadan dolayı uykulu geçerdi. Ama Emarsys’in hocasından dolayı hep bilinç açık ilerliyor 🙂 Bu tip sohbetlere katılmasanız ne olur ne kaybedersiniz diye düşünenler var eminim. Ne kaybedeceğinizden çok ne kazanacağınıza odaklarınırsanız eminim daha faydalı olacaktır. Birebir görüşmenizin mümkün olmayacağı birçok kişi ile görüşebileceğiniz gibi faydalı birliktelikler yapabileceğiniz çözüm ortakları ile de tanışabiliyorsunuz. Belki bir fikir ampulu parlar kafanızda belki de yanlış izlediğiniz yoldan dönmenizi sağlar…

Herkese teşekkürler. 🙂

Bir önceki blog yazımda Sosyal Medyada Kişileri Yakın Markaja Almak konusundan bahsetmiştim. Sizde aşağıdaki bağlantılardan bunu yapabilrisiniz.

@hakanbas
@muraterdor
@nevgulsafkan

Not: Sorularıma yanıtları bekliyorum vaktiniz olursa. Yorum yazarken Cevap 1, Cevap 2 şeklinde yazarsanız da sevinirim. Gelen cevaplarla tekrar yazımı güncelleyeceğim.

Yazar Hakkında

Mehmet Emre Baş

Uludağ Üniversitesi’nden makine mühendisi olarak mezun oldum. 2009 yılından itibaren SEO sektöründe kendini geliştirdim ve bu alanda kariyerime başladım. SEO Yöneticisi olarak çalışmaya devam ediyorum. Algoritmaları takip etmek ve test etmek severek yaptığım işler arasında. bloglamayı da seviyorum.

5 Yorum var.

  • Öncelikle yazı için çok teşekkür ederim, son zamanlardaki en güzel içerik olmuş, cevaplara gelirsem;

    Soru 1: Markaların emin olmadığı kişilerden onay alması şart, bizden mail almak istemiyorsanız hayır demeniz gerekir şeklinde maillere hayır dememek müşterinin mail alma rızasını göstermez. Bizde müşterilerimize bu şekilde yapmalarını tavsiye ettik zaten.

    Soru 2: İç müşteri ve dış müşteri diye bir kavram vardır, dış müşteriyi mutlu etmek için öncelikle iç müşteriyi mutlu etmemiz gerekir, iç müşteri de çalışandır. Çalışanları mutlu etmek için doğumgünlerinde özel hediyeler, hafta içi ofise gelen keyifli yiyecek ve meyveler, esnek çalışma imkanı, dönem dönem yapılan kişisel değerlendirme ve performans ölçümleri, global bir network’ün parçası olduğunu hissettirmek, her ay yapılan happy hourlar aklıma ilk gelenler. En önemli konu karşılıklı sevgi, saygı ve iyi niyet, bu üçü olduğunda zaten işler kendiliğinden ilerliyor.

    Soru 3: Bana gelmemiş

    Soru 4: Buraya yazamayacağım kadar bir sürü planlarım ve hayallerim var, aklıma ilk gelenleri paylaşırsam oğlum Kemal’e önsöz yazacağım bir kitap yazmak ve eğitim imkanı bulamayan başarılı öğrencilerin desteklendiği bir STK’da çalışmak. Zaman yönetimine daha çok özen gösterip bunları da en kısa zamanda gerçekleştireceğim.

    Soru 5: Bana gelmemiş

    Soru 6: Nevgül Hanım’ın o gün anlattığı hikayeden çok daha vurucu bir anı aklıma gelmiyor, hala etkisindeyim ve bunu zaman zaman paylaşacağım.

    Sevgiler
    murat

    • Vakit ayırıp cevapladığınız için teşekkürler Murat Bey. Cevaplarınızı da ilgili yerlere ekledim. Soru cevap modelini bir formata sokabilirsem ileride blog etkileşimi için de iyi bir adım olabilir. Hakan Bey ve Nevgül Hanım’ı da bekliyoruz. 🙂

  • Hocam yazınız için teşekkürler yalnız E Ticaret yazarken “e” harfi ayrı bir kelime olmadığı için E-Ticaret olarak yazılmasına özen göstermediğiniz gibi gidip başka blogların hatalı kelimelerini eleştirmenizi anlayamıyorum sizler gibi. Saygılarımla

    • Uğur Bey dikkatiniz için teşekkürler. Düzeltirim tabi ki. Ama blogunuza yazdığım yorumu olumlu eleştiri olarak almanızı beklerdim. Sidik yarışına girmek için bloguma gelip yorum yapmanız biraz gereksiz olmuş ama yayınlamaktan çekinmedim. Sonuçta hakaret yoksa sorun da yoktur.
      Kısaltmaları küçük harfle yazmak ile E-Ticaret arasında bence çok fark var. Siz TC yerine tc yazabilir misiniz ya da ABD yerine abd yazmak vb. SEO, seo ya da Seo şeklinde yazılmaz bilginiz olsun.

      • Yok yorumunuzu olumlu algıladım. Gerekli düzeltmeleri yaptım ben. Teşekkür ederim
        Bende yorumumu yaparken seo veya SEO ile alakali yorumunuza cevap vermedim dikkatli okursaniz. Lakin beni düzelten kisininde blogunu inceleyip yorum yapmak istedim. Bunu laf atışmasi olarak algilamayin sakın. Başarılar.

Yorum Yap