Başarı hiç kismeye doğuştan verilmemiştir.
Başarı insanın kendine verebileceği en güzel hediyelerden biridir aslında,
İlk okul mezunu olsun, lise olsun, üniversite olsun hiç fark etmez başarının okuldaki eğitim ile de bir ilgisi yoktur diyebilirim (:
Okulda öğretilenlerin büyük bir bölümü dünya hayatında pek işe yaramıyor aslında, makina mühendisi olup, başka iş yapanlar veya başka bölümlerden mezun olup, başka alanlarda başarılı olan insan sayısı oldukça fazladır.
Her insanın yapabileceği bir şeyler vardır, tahsilin hiç bir önemi yoktur ve bununla ilgili bir çok örnek vardır.
Bir insan bir şeyler başarmışsa, bu ona doğuştan gelen bir şey değildir yada yüksek IQ’sundan veya özel yeteneklerinden gelmez. Başarılı bir insanla, başarısız bir insan arasındaki fark davranışlardır. Davranışta başarının ana kuralıdır.
İnsan tereddütlü davranışlar yerine, iyimser, güvenli davranışlar sergilediği sürece hayatındaki her şey daima iyi gider, Çevresindeki insanların güvenini bir sohbette kazanabilir.
Başarı sadece para kazanmak yada bir yerlere gelmekte değildir. İnsanlar size güvenmedikten, saygı duymadıktan sonra dünyanın en zengin insanı olsanız neye yarar? Unutmayın ki başarı merdivenlerini çıkmak çok zordur fakat inmesi o kadar kolaydır ki, göz açıp kapatıncaya kadar kendinizi aşşağıda bulabilirsiniz (: Durum böyle olunca etrafınızdaki insanların size karşı güveni, saygısı yok ise başarısız olduğunuz zaman yalnız kalacağınız anlamına gelir..
Öncelikle Hedef koyma konusunda ve koyduğum hedefe ulaşma konusunda çok iyi olduğumu belirteyim.
İş yaparken mutlaka herkes hedef koyar, şuraya kadar gideceğim, şunları yapacağım diye ama hesaba katılmamış bazı şeyler var, Koyduğunuz hedefi vurduktan sonra hiç bir şey yapamayacağınız
Hedef koydunuz ve hedefi vurdunuz peki ya sonra?
Sonrasında ise başarısızlık kaçınılmaz olacaktır tıpkı benim gibi
xxxx firmasında 7 tane hedef mevcuttu, Bu firmanın hedeflerini inceledim ve nasıl başarabileceğim konusunda 2 ay araştırma yaptım daha sonra kendime bir hedef belirledim tabi hedefim 5′inci basamaktı 5′e gelince 7′yi vuracaktım ama planını 5′e geldikten sonra yapacaktım.
Tohum ekersiniz de, Nasıl olur da meyve vermez? Sözüne bir örnek vermek istedim bu yazıda.
İnternet üzerinde yapılan bazı yarışmalar var ve profesyonel kullanıcılara hitabetmektedir.
Nedir bu yarışma? Bir arama kelimesi veriliyor ve belirli bir süre koyuluyor, bu süre zaatında Google aramasında o kelimede sıralamaya girenlere ödül veriyorlar.
Benim İnternet bilgim iyi derecede ama yarışma konusunda hiç bir bilgim yoktu açıkçası Girsemmi, girmesemmi diye düşünüyordum yarışma başlamıştı ama ben halen kararsızdım.
Yarışmanın üstünden 1 ay geçti ve 2 ay gibi bir süre kalmıştı, ödüller büyük olmasa bile amaç bi nevi gövde gösterisi olacaktı benim için hemde deneyim kazanmış olacaktım.
Daha sonra okuduğum kitapları karıştırırken bir kitapta gördüğüm şu cümle ”Tohum ekersiniz de, Nasıl olur da meyve vermez?” beni bir süre düşündürdü ve sonra yarışmaya girme kararı aldım ve öyle bir gaza geldim ki sormayın.
Ekşi sözlüğün kurucusu Sedat Kapanoğlu’nun hikayesini izledim. Tahmin ettiğim gibi başarılı süper bir adam değilmiş. Hayatının çoğu başarısızlıkla geçmiş.Ama güzel bir fikir onu başarıya götürmüş. Sözlüğü geliştirmeye devam etmek için Microsoft’u da bırakıp ülkemize dönmüş. Sözlüğün reklam gelirleri 80-100bin tl kadar. Sözlüğün başarısı ise herkesin bir konuya özgürce yazabilmesi ve reklamların kullanıcıları rahatsız etmeyecek şekilde konumlandırılması ile ilgili. Devamını izleyin.
Buraya neden mi yazıyorum? Buraya yazma nedenim bir değil. Hem şikayetçi olduğum konuları yazıp başkalarına da bunu göstermek hem de memnun kaldığım konuları herkesle paylaşmak. Nereye yazdığınız önemli değil. Buraya ,şuraya veya oraya. Dile getirmeniz sosyalleşmeniz için siz de yazın.
Site Wordpress altyapısını kullanmaktadır.Yorumlardan Burayayaz.com sorumlu değildir.
© 2010 Mehmet Emre Baş Kişisel Web Günlüğü -