Blogumda çok fazla site tanıtımı yapmam. Ama güzel ve yararlı gördüğüm bir projeyi duyurmadan geçemeyeceğim. ” Bir Silgi Bir Kalem” sloganı ile yola çıkan okullara bağış projesi öğrencilere yardım etmeyi hedefliyor. İsminden anladığım kadarıyla yardımın küçüğüne büyüğüne bakmayacaksınız. Bir okula 100 tane kitap alamazsınız ama 100 kişi 1 kitap alabilir.
www.birsilgibirkalem.org
Bir Silgi Bir Kalem projesi,Türkiye’deki ilk ve orta öğretim kurumlarını, Türkiye’deki eğitime katkıda bulunmak isteyen bağışçılarla buluşturmayı amaçlıyor.
Proje Milli Eğitim Bakanlığı’nın onayı ile yürütülüyor. Sitenin güvenililrliğini sağlayan en önemli özellik ise bağışlarınızı bir hesaba, bir kişiye yapmıyorsunuz. Bağışlarınızı kendiniz kargo yolu ile gönderiyorsunuz. İsterseniz bir alışveriş sitesinden ürünü satın alıp kargo adresi olarak bağış sayfanıza düşen okul adresini ve sorumlusunu yazıyorsunuz. Bağış yaptım ama gerçekten o okula ulaştı mı soru işaretleri ortadan kalkmış durumda. Çünkü kendiniz gönderiyorsunuz ve bağış sayfanıza kargo bilgilerini de ekliyorsunuz. Böylece sitede ulaşan bağışlar,tamamlanan istekler de görünmüş oluyor.
Bende küçük bir bağış ve blogumda bir banner yayınlayarak destek olmaya çalıştım. Siz de yapabilirsiniz. Özellikle çalışma arkadaşlarınızdan imece usulü para toplayıp beraber bir isteği karşılayabilirsiniz.

Yazmıyoruz…. Millet olarak ne sorun yaşadıysak ancak gelip birilerine dert yanıyoruz. Kimseye veya hiçbir yere şikayetlerimizi yazmıyoruz. Bu konuya nereden geldim diyecek olursanız İETT de yaşadığım birkaç sorundan geldim diyebilirim.
Geçen hafta 21B beklerken 2 hat saatini atladıklarına şahit oldum. Bu durumda yapılacak iki şey var: Birincisi başka bir otobüsle gitmek diğeri ise gelmesini beklemek. Ben ikinciyi seçtim ama İETT yi arayıp şikayetimi de belirttim. Dönüştede aynı hattın otobüsü saatini atlatınca tekrar şikayet ettim. Dönüşte duraktaki kadın burada bu hat genelde böyle yapıyor dedi. Ben de bir telefon açıp şikayet kaydı verdiniz mi? dedim. Cevap hayır oldu tabiki.Bir sonraki gün aynı saatte aynı otobüs seferini atlamadı. İşe yarıyor tabiki.
Bir gün Yurtiçi Kargo‘dan da şikayetçi olacağımı düşünmemiştim. Ama oldu. 23.08.2011 tarihinde enilginc.com adresinden bir hediye aldım. Saat 17:00 ye kadar onaylanan siparişlerin aynı gün kargoya verildiği notu düşülmüştü sitede. Bu demek oluyor ki 24.08.2011 tarihinde kargom bana ulaşacaktı.
Yurtiçi Kargo Erenköy şubesinden saat 20:00 da gönderi araca yüklenmiş. Şubeye ne zaman teslim edildi o kısmını bilmiyorum. Kargonun gideceği semt ise Ataşehir. 24.08.2011 saat 08:08 Yurtiçi Kargo Yenisahra Şubesi’ne kargo teslim edilmiş transfer hattından. Enilginc.com da belirtilen bilgiye göre o gün adresime teslim edilmesi gerekiyordu. Şubeyi arayarak bilgi almak istedim saat 18:00 civarı. Telefona cevap veren personel biraz duraksayıp akşam size teslim edilecek dedi. Ayın 24′ünün akşamı teslim edilmedi. Sisteme saat 23:23‘te şu not düşüldü:
Teslim Edilmedi / Bekletiliyor Şubede
Bende mantıklı biri olarak düşündüğümde Yenisahra şubesi 1 günde teslim etmesi gereken kargoyu o gün içerisinde teslim etmediğine göre bu hatalarını sabah erkenden teslimat yaparak giderirler diye düşünüyordum. Ama nerdeeee….
25 Ağustos 2011 günü öğleden önce sabah saat 10:00 gibi aradım. Bana gönderici kodu ile girilen ekranda gördüğü yazıyı okudu. Onu zaten bende görebiliyordum. Yapılması gereken araç personelinden bilgi almaktı. Bana öğleden sonra dağıtıma çıkılacağını ve bugün teslim edileceğini söyledi dün olduğu gibi.
Özellikle bu sene hemen hemen bütün TV kanallarında marka ambalajlarının, logolarının olduğu her yerde buzlu cam efektini görmeniz mümkün. Bir film izlerken ya da bir program izlerken pat diye buzlu cam efektini yapıştırıyorlar. Coca Cola şişesini , logosunu blurlaştırsanız kmin anlamama ihtimali var acaba?
Şahsen bu efekti görmekten ben bıktım. Yemekteyiz programında yarışmacı markete girdiğinde her yere buzlu cam efektini koydukları için marketi görmek mümkün değil. Bu efekti sigaraya ya da içkiye yapmalarını anlıyorum ama markaların üstünde olması izlenilen programı mahvediyor.
Bu konuyu araştırmadım ama televizyon kanalları programlardaki markalardan yayn parası almadığı için belkide o nedenle göstermiyorlar. Bu zamana kadar neden sorun yoktu da şimdi ne oldu anlamış değilim. Ama zevkli bir televizyon izlettirmiyorlar artık.
Yukardaki Renault Clio logosundaki buzlu cam efekti olsun olmasın hemen hemen çoğumuz hangi marka olduğunu çok rahat bir şekilde anlar.
22 Ağustos 2011 internete gelecek sansüre karşı herkes birlik oldu ama televizyondaki bu sansüre karşı tepki gösteren pek fazla kişi olduğunu zannetmiyorum. Hiç gündem olmadı. O sansürse bu da sansür.
Yazar: Mehmet Emre Baş / Kategori: Hayattan
Bugün HaberTürk tarafından gönderilmiş gibi gösterilen bilinçsiz ve bilgisiz kullanıcıların başına bela olabilecek virüslü bir mail aldım. Gönderen kısmında haber@haberturk.com gözüküyor. Mail içeriği şöyle:
AZİZ YILDIRIM’IN TUTUKLANMASINI SAĞLAYAN GİZLİ KAMERA GÖRÜNTÜLERİ İNTERNETTE YAYIMLANDI.
T.İ.B TARAFINDAN ANINDA YAYINDAN KALDIRILAN VE YAYIN YASAĞI KONULAN VİDEOYU HABER DEĞERİ TAŞIMASI NEDENİ İLE MAİL ARACILIĞI İLE YAYIMLIYORUZ. VE TAKTİRİ SİZ TÜRK HALKINA BIRAKIYORUZ.
HABERTURK.COM TÜRKİYENİN EN BÜYÜK İNTERNET GAZETESİ
NOT: Haber ile ilgili Ses ve Görüntü kayıtları mail ekindedir..
Gördündüğü gibi olmayan ama insanların merağını uyandıracak çok sinsice hazırlanmış bir tuzak. Ekteki dosyada video olduğu söyleniyor ama Aziz_yildirim-haber-turk.exe adında bir dosya iliştirilmiş. Bilinçsiz kullanıcılar bu dosyayı açtıklarında bilgisayarlarına trojan yüklenmesi hedeflenmiş. Bu torjan ile sizin bilgisayarınız bir botnet ağında kullanılabileceği gibi pishing saldırılarına da ortak edilebilirsiniz. Ve suçlu durumuna düşebilrisiniz.
Ben haberturk.com a durumu bildiren bir uyarı maili de attım. Siz siz olun bu tip kandırmacalara dikkat edin. Özellikle şu an gündem konusu Fenerbahçe’nin şike yapması olduğu için hemen hemen bütün fanatikler bu tip mailleri açıp okumak isteyecektir.
Haber Türk gibi bir site asla bu şekilde kimseye mail atmaz. Unutmayın!
Buraya neden mi yazıyorum? Buraya yazma nedenim bir değil. Hem şikayetçi olduğum konuları yazıp başkalarına da bunu göstermek hem de memnun kaldığım konuları herkesle paylaşmak. Nereye yazdığınız önemli değil. Buraya ,şuraya veya oraya. Dile getirmeniz sosyalleşmeniz için siz de yazın.
Site Wordpress altyapısını kullanmaktadır.Yorumlardan Burayayaz.com sorumlu değildir.
© 2010 Mehmet Emre Baş Kişisel Web Günlüğü -