Hayattan

Otobüs adabımız neden yok?

İstanbul’da yaşayıp da otobüs(İETT) kullanmayan eminim yoktur. Otobüslerde, otobüs duraklarında ne kadar kültürlü hareketlerimiz olduğunu da illa ki görmüşsünüzdür. Neden insanlar bu kadar cahil ve düşünemez bir hale gelmişler görmek zor değil. Örneklerle insanların davranışlarından biraz bahsedeceğim.

Örneğin hemen hemen boş olan (20 koltuk boş) bir otobüs durağa yanaşıyor. Durakta bekleyen 6-7 kişi var ve otobüsün de boş olduğunu görüyorlar. Ama otobüs durduğunda kapının önünde adete izdiham  var. Çok zor bir matematik sorusu gibi: 20 kovaya 5 topu nasıl koyarsın? Ben bu resmi her zaman görüyorum. İnsanlar neden o kapı açılınca oturacakları kesin olduğu halde bir sıkışma, koşturma içine giriyorlar hala anlamış değilim. İçeride numara mı veriyorlar? Sinema mı orası?

Bir başka örnek otobüs son durağa yaklaşırken. Kadıköy çarşı durağına yaklaşıyoruz. Otobüs duracak ve herkes inecek. Bende oturuyorum. Durağa gelmeye 2 dakika varken herkes koltuklarından kalkıyor ve kapıların önüne yığılıyor. Çok sinir oluyorum bu durumlara. Herkes zaten bu durakta inecek. 30 saniye önce inince gerçekten yetişmen gereken bir yer mi var? Diyelim var. 30 kişinin birden böyle bir olimpiyat koşusunda olması imkansız. Akıl almıyor bu insanları. Otur koltuğunda , kapı açılınca yavaşça hareket , sırayla in aşağı. Paldır küldür kapının önüne yığılmanın anlamı ne?

Bir başka otobüs kültürsüzlüğümüz yine içerden. Özellikle kadınlar İETT otobüslerinde ön kısmın biraz ilerisinde duruyorlar. Oraya yapışıyorlar. Otobüs dolmaya başlıyor ama onlar arkaaya gitmiyor gidenleri de engelliyorlar. Veya tam orta kapının yanındaki demire yapışıp yine insanları engelliyorlar. Ben geçmiyeyim de diğerleri ilerlesin mantığı var. E böyle olunca bu mantığa sahip 5 kişi aynı bölgede olunca bir adım bile gitmiyor kimse. Geri zekalı mısınız!!! Birileri bağırmadan, ittirmeden insanlar ne yapmaları gerektiğini düşünemiyor. Eğitim şart.

Otobüs garajlarında sıraya girmekten bile aciz insanlar var. 20 kişi sırada beklerken kıronun biri geliyor önden binip giriyor. Çok zeki ya arkadaşımız… Özellikle Avrupa yakasında da çokca rastladım. Avrupalıdır kültürlüdür diye bir kavram olmaz İstanbul’da, bize her yer Avrupa arkadaş! Kültür başkenti mi? Buyur otobüslere bak gör kültür başkentini…

Otobüs kuyruklarında ki bu rezaletin ilk çözümü anne babanın verdiği eğitimden geçiyor. İkinci çözümde kul hakkına dikkat etmekten geçiyor. Bunlar tam olarak varsa bir insan da; bu otobüslerdeki rezaletler biter.

 

Yazar Hakkında

Mehmet Emre Baş

Uludağ Üniversitesi’nden makine mühendisi olarak mezun oldum. 2009 yılından itibaren SEO sektöründe kendini geliştirdim ve bu alanda kariyerime başladım. SEO Yöneticisi olarak çalışmaya devam ediyorum. Algoritmaları takip etmek ve test etmek severek yaptığım işler arasında. bloglamayı da seviyorum.

6 Yorum var.

  • Sevgili dostum dediğin gibi eğitim şart, çocukları uyanıklık yaptığında “helal olsun çok uyanık çocuk” diye pöh pöhleyen ailelerin olduğu bir zamanda yaşıyoruz, kul hakkını düşünen insan sayısı giderek azalıyor, saygı yok olup gidiyor.

  • İnsanları eğitmek kelimesinden ne kadar nefret etsem de bazen insanlar eğitilmeli. Bu eğitim ile mi olur bilemem çünkü bazıları eğitimli körler.

  • Belkide farklı bir bakış acisiyla bakalim.1) herkes ayni yeri istiyordur. bu biraz mac biletine dondu manzarayi iyi goreyim gibi… 2) ortada kalma korkusu . insanlar ayakta tek kalinca kendine bakildiginin hissine kapilabiliyor. 3) yada herkes kapi onunde durur neynis efendim ben birazdan inecegim amad halbuki 15 durak sonra inecektir;)) buradan bu yaziyi okuyanlara seslenelim onlere dogru ilerleyeyil lutfen ;)))

  • Hangi otobüs adabından bahsediyorsun? Millet el, ele, kucak, kucağa gidiyor otobüslerde, o şekilde yolculuktan ne gibi bir edep, adap bekliyorsun ki? Nereye dönersen dön, arkan hep arkada kalır 😀

Yorum Yap