Hayattan

Tarihe Saygımız

2007’nin son aylarında başlamıştı arkadaşım Emre bu siteye yazılarını yazmaya.. O zamandan beri takip etmeye çalışıyoruz zevkle. Hayattan acı tatlı her türlü izlenimlerini, öğrendiklerini, şikayetlerini, aklına gelenleri hep kendi yaşadıklarımızmış gibi okuduk takip ettik.Ve arkadaşım, takdir ettiğim bu günlüğünde bana da yazı hakkı verdi kendisine katkıda bulunmam için. Ama aslında katkıya ihtiyacı olmayacak kadar iyi yazı ekler 🙂 vesileyle bana katkı sağlıyor (kendi deyimiyle beni aktif tutuyor) senin yüzünü kara çıkarmayacağım inşallah arkadaşım..

İlk yazımız olması hasebiyle böyle bir girizgahtan sonra ne yazacağımı düşündüm ve Emre’nin tarihçi tabirini desteklemek amacıyla tarihle alakalı bir yazıya karar verdim. Tabi ki burada tarih dersleri vermeyeceğiz sadece hayatta sık sık karşımıza çıkan, tarihi eserlere yaptığımız saygısızlığa değinmek istiyorum:
Kendi bulunduğum bölgeden başlayacak olursam, altı üstü tarih kokan güzelim yeşil Bursa’nın 600 yıllık tarihi çınarının dallarını gördüğümde şok olmuştum. Hadi duvarlara yazdığınız o çok değerli(!) aşklarınızı da, o koca tarihi çınardan ne istediniz kardeşim. Şehir içinde tarihi yerlere yazılan yazılar da var ama en azından bilinçli belediyeciler çıkıyor da temizleyip düzenliyorlar.
Aynı manzaralarla İstanbul’da da karşılaşıyoruz tarihi çeşmelerin, binaların duvarlarına yazılar. Sanki o binaları yabancılar dikti de onlardan öc alıyormuş gibi davranışlar. Yüzyıllar boyu bu topraklara hükmetmiş ecdadın torunlarının vefa borçlarını bu şekilde ödemesi gerçekten üzücü bir durum.
Emre hayattan gözlemlediklerini buraya yazar 🙂 ben de bu gözlemimi paylaşayım dedim.

Yazar Hakkında

H. Mustafa Güler

1 Yorum Yapılmış

  • Güzel girizgahın için teşekkürler. İçindeki cevheri buraya bir yere çıkartmaya başlaman güzel. Senin de bu tarihi eserlere zarar veren haşerelere sinir olduğunu biliyordum. Aslında şöyle bir düşüncem var:
    Mesela gencin biri duvara veya ağaca “Aslı&Kaan” yazıp kalp içine alıyor. Şimdi Aslı gelip “Aaa Kaan beni seviyor” mu diyecek? Ne saçma bir aşk. Seviyorsan git söyle.
    Veya siyasi sloganlar yazılır ,siyasetçilerimiz görür de ders alır diye. Fanatikler yazarlar duvarlara takımlarının kısaltmalarını ,ne kadar çok yazarlarsa o kadar taraftar sayıları artar(?).
    İşte böyle bir gençlik…

Yorum Yap