Pazarlama Stratejisi

Marmara Üniversitesi Pazarlama Zirvesi Değerlendirmelerim

Bugün Marmara Üniversitesi Pazarlama kulübünün düzenlediği Pazarlama Zirvesi 2012 konferansına katıldım. Girişte kayıt sırası vardı bazı kişiler ” hastahane kuyruğuna döndü burası “diye hayıflanıyorlardı. Kayıt masasında 3 pc olsaydı daha hızlı işlerdi diye düşünüyorum ama bu tip öğrenci topluluklarının düzenledikleri konferanslarda benzer sorunlar olabilir. Okul yıllarında olması çok normal. Buralarda organize etme yeteneği kazanılır. Her aksilik bir sonraki organizasyon için tecrübe olacaktır. Daha makul karşılamak olumlu bakmak lazım. Cesaretlerinden dolayı kulübü ayrıca kutluyorum.

Kısaca sunumlardan, neler anlatıldığından, neler öğrendiğimden kısaca bahsedeceğim. Bütün detayları veremeyeceğim herkes kendine göre çıkarımlar yapar. O nedenle gelseydiniz diyorum. 🙂

Sosyal Medyada Pazarlama (Panel)

Benim ilgimi çeken konulardan en önemlisiydi bu konuydu. Konuklar birbirinden değerli insanlardı bana göre.

Konuklar:

M. Yalçın Parmaksız – Beyaz Perde Satış Pazarlama Müdürü

Salih Şeçkin Sevinç – Daha Başka Ajansı Kurucusu

Ekin Acar – Turkcell Global Bilgi Teknolojik Servisler Çözüm Müdürü

Sosyal medya nedir ve hangi parçalardan oluşuyor konuları ilk başlarda gündemdeydi. Ekin Acar blog yazarlığı konusuna ilgiyi çekti. Blog yazarı kimler diye el kaldırılmasını istenildiğinde sayının çok az olduğunu bende gördüm. Aslında zirveye katılanların çoğu üniversite öğrencisiydi. Blog yazmak pazarlamaya başlamanın da bir adımı bence. Çünkü kurumsal firmalar yavaş yavaş reklam işleri için bloggerlarla çok sıkı ilişkiler kurmaya başlıyor. Blog yazarları samimi ve güvenilir bir yerde internet dünyasında. Bunu iyi kullanmak lazım. Benden bir tüyo 🙂 .

Ekin hanıma da bir soru yönelttim blog yazma ile ilgili panel esnasında. Sadece yazmak yeterli mi?Okuyan bir kitle olmadıktan sonra neden yazsın blogger? Cevabı tam olarak aldığımı söyleyemem ama sormamdaki amaç yeni blog açacakları da biraz hedefli yazmalarını düşündürmekti. Ekin hanımın cevabından biraz gündeme göre daha çok da bilgi paylaşımına yönelik yazmak gerektiğini çıkardım. Gündem konuları blogumuza gelecek ziyaretçilerin ilgisini çekerse takip etmeye devam edebilirler ya da abone olurlar. Bilgi paylaşacağımız konular öğrenciysek bu alanda yeni öğrendiklerimiz olabileceği gibi çalışıyorsak mesleki tecrübeler de olabilir.

Kurumsal blog kullanma ve Facebook firma fan sayfası oluşturma hakkında Yalçın Beye soru yönelttim ama net cevap alamadım. Sıfırdan bir sayfaya hayran toplama da bir yol haritası bekliyordum ama olmadı. Beyazperde.com’un sosyal ağlarının nasıl yürütüldüğünden bahsetti. İşin ilginç tarafı sosyal medya uzmanı aramışlar ve Türkiye’den kimseyi bulamamışlar. Bu kısma pek anlam veremedim. Bu alanda birçok ilana başvurdum hiçbiri geri dönmedi. Artık sorun hangi tarafta bilemiyorum.

Salih Sevinç de sosyal ağların yönetimi için 1 sene eleman aramış, bulamamış derken Erzurum’da 2 öğrenci kızla tanışmış ve çalışmaya başlamış. Bu konu üzerine gidip biraz bilgi almaya çalışacağım nasıl uzman olmak lazım konusunda.

Salih Sevinç sosyal ağlarda ters tepkilere karşı nasıl bir taktik uyguladıklarından da bahsetti. Bu taktiği tuttum. 🙂 Böyle ipuçları bekliyorum ama sanki herkes sırlarını vermiyor kolay kolay…

Genel olarak panel dağınık geçti. Açıkcası net şunlar bende kaldı demem zor. Moderator biraz daha hazırlıklı olmalıydı. Özellikle sesden dolayı sıkıntılar bu panelde çoktu.

Pazarlamanın Yakın Tarihi ve Gelecek Projeksiyonu (Sunum)

İkinci programda Cüneyt Devrim (Project House Yönetici Ortak ) vardı. İlgici çekici bir sunum hazırladığını söylemem lazım. Sunumların makbulu videolu olanlarıdır. 😀 Güzel pazarlama fikirleri izledik. Türkiye’de firmaların bu tip riskli fikirlere pek sıcak bakmadığını öğrendik ama önümüzdeki yıllarda eğilim bu tarafa doğru olduğunu anladım. Reklamcılıkta sempatiklik kısmı benim pek aklımda olanlardan değildi. Cüneyt Devrim aslında markaların ürünlerini tanıtan reklamlardan daha çok sempatik reklamlara ihtiyaçları olduğunu belirtti. Yani insanlar markaya bir sıcaklık duymaya başlıyor böylece. Psikolojik reklam savaşı da diyebilirim buna. 🙂

Viral reklamların sandığımız gibi doğal yayılmadığından ciddi pazarlama yatırımları olduğundan bahsetti. Viral videoların yayılması için ciddi reklam bütçeleri ayrılıyormuş aslında. Aslında ben bu şekilde olduğunu bilmiyordum. Ama yazımın ilerleyen safhalarında düşüncem tekrar eski haline gelcek. 🙂 Takip edin.

Şunu da belirteyim ben konuşmacıların sunumlarına da çok dikkat ederim. Cüneyt Bey’in sunumu amacına yönelik ve kaliteli hazırlanmıştı. Diğer sunumlar için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.

Müşteri İlişkileri Yönetimi (CRM)

İkinci sunum Uğur Özmen (Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi) tarafından müşterilerle nasıl iletişim kurmak gerektiği ile alakalıydı. Sunumun odak noktası müşterileri anlamaktan geçiyor. Elinizdeki verileri bilgiye çevirmenin öneminden bahsetti Uğur Özmen. Bu veriyi bilgiye dönüştürme işini Turkcell’in de iyi yapamadığını sunum sonraki sohbetimizde belirtti. 🙂

Genel olarak sunum aslında tam bir matematik ve analitik düşünce gerektiren bir konudan bahsediyordu. Müşterilerinizi analiz edip onlara doğru zamanda doğru fırsatları sunmaktan bahsetti. Çok önemli ve doğru bir nokta. Bu sunumdan da kendime özel bilgiler çıkardım. İlerde ticari alanda kullanmayı planlıyorum.

Özellikle toplu mail gönderen e ticaret firmaları ya da bilinen alışveriş sitelerinin kampanya mailinglerini müşterilerini doğru analiz edip göndermelerinin gerektiği ortada. Yani bana makyaj malzemeleri kampanyaları gelmemeli. CRM’i en iyi Google’ın yaptığını belirtti Uğur bey. Bunda da çok haklı. Bilgisayarımızdaki çerezlerle Google’a  çok büyük bir ipucu veriyoruz. Google bu bilgileri satıyorsa işte pazarlama alanında bir devrim başlayabilir.

Satış ve Pazarlama Ayrımı (Sunum)

Turgay Aksoyer ( TTNET  Satış Müdürü ) herkesi şaşırttı. Çünkü pazarlama ve satış kavramları hiç bu kadar farklı algılanmamıştı. Satışcı birinin sahada olması gerektiğinden ve bu sayede iyi bir satışcı olacağından bahsetti. Pazarlama işi aslında müşterinin sürekliliğini de sağlamayı başarıyor. Tabiki bu alandaki başarı direkt olarak satışcının performansını ve ciroları ortaya koyuyor.

Bir ürün satışı yapmak için müşterilerin geri bildirimlerini almak çok önem taşıyor. Colgate ile çalıştığı sırada müşterilere diş macunu yanında hangi promosyonu isterdiniz gibi sorular sorarak satışı nasıl arttırabileceğini planlamış. Daha sonra çıkan sonuçlara göre diş macunun yanında diş fırçası kabı promosyon olarak vermişler ve 6 milyon dolarlık kar artışı ile sonuçlanmış. 🙂 Bu promosyon pazarlamanın doğru yapılmasından kaynaklanmış ve satışı katlamış.

Mülakatlarda sigara içen kişilerin pek sevilmediğinin de bir örneğini gördüm. Bu açıdan şanslıyım. S

Özetlersem Turgay Bey satış noktasında empati kurmaktan, insanlara dokunmak, sıcak davranmaktan bahsetti. Sunumu yaparken yukardan değil bizim seviyemize inerek salonda dolanarak yapması zaman zaman temas kurması da ilişki kurma yönünün gayet iyi olduğunu gösteriyor. Ayrıca beden diline çok hakim. Bu da lazım.

Sunum sonrası birkaç soru sordum TTNET satış politikası ve haksız bazı durumlarla ilgili. Kendisi de makul cevaplar verdi detaylı bilgi için mail atmamı istedi. İnsan ilişkileri bence iyi ki satış müdürü olmuş.

Bu arada öğle yemeği ikram etmeyen kulübü de kınıyorum burdan. 🙂 Aç kaldık. Bir büfe bulduk köfte ekmekle geçiştidik. 😀

Viral Pazarlama

 Bates Motel Pro (Sütü Seven Kamyoncular) ekibi son sunumu yapacaktı. Başlangıç felaketti. 🙂 Kalkıp gitmeyi düşündüm ama ön yargımı yenip yerimden kalkmadım. Patlak sokaklar film projesinden bahsettiler. Kem kümler havada uçuştu derken soru cevap yapalım dediler. İlk mikrofonu kaptım. Birkaç soru ile atmosfer değişti ve güzel devam etti panel. Viral reklamın doğal olmasını savundular. Tabi sütü seven kamyoncu videosuyla patladıktan sorna hiç de öyle muhteşem işlerle uğraşamamışlar. Daha doğrusu o janjanlı hayatı görmemişler hiç. 😀 Firmalar ucuz diye bunlara viral reklam yaptırmış. 🙁 o kalıptan sıyrılıp yaptıkları işin pahalı bir iş olduğunu göstermeye çalışmışlar derken 41 29 ajansında başarılı çalışmalara imza atmışlar.

Panel eğlenceli geçti. Ortalarda açıldılar. Kerim zaten ben Kerim diyerek ortalığı yıktı. 😀

Genel Değerlendirme

Genel olarak baktığımda konuşmacılar ve sunumlar gayet güzeldi. Eksik noktalar var bunları da belirteceğim ki boşuna yazmış olmayayım. İlerki konferanslar böylece daha güzel yapılır umarım.

  1. Kayıt masasında 3-4 kişinin çalışması ve katılımcıları bekletmeden hızlıca kayıtların yapılması gerekirdi.
  2. Katılımcılara bir kalem ve pazarlama kulübününde reklamı olan bir not defteri hediye edilebilirdi.
  3. Ses yönetimi ve hızlı müdahale noktasında başarılı bulmadım. 2 sunum hariç diğerlerinde konuşmacıları anlamak için zorluk çektim diyebilirim. Ön kısım iyi duyuyor ama arkaya ses gitmiyordu. O noktada hem konuşmacıları yönlendirmek hem de ses ayarlarını önceden test etmeleri gerekirdi. En büyük sorun bu bence.
  4. Sponsorların bulunduğu minik fuar alanı bence gereksizdi. İngilizce eğitim ile ilgili olan firmalar öğrencilerin ilgisini çekebilirdi ama saç dökülmesi,sağlık sigortası gibi firmaların standları gereksizdi bana göre. Bence oturulacak, çay içilecek koltuk mekanlarının yapılması ve katılımcıların da aralarda konuşmacılarla kaynaşması sağlanabilirdi diye düşünüyorum.
  5. Çay-kahve servisi ile birkaç kişi ilgilenmeliydi. Biz misafiriz siz ev sahibi. Ağırlama ve nezaket aısından daha güzel olurdu diye düşünüyorum. Sonuçta kulübünüzü iyi pazarlamanız gerekir çünkü siz bu işi yapacaksınız.
  6. Konuşmacıların sosyal ağ adresleri ve iletişim bilgilerini içeren bir broşür hazırlanabilirdi.
  7. Salon biraz soğuktu. Bana göre soğuk olması iyi ama bu durumdan hoşlanmayanlar çoktu sanırım. Önceden ısıtma sistemi çalıştırılabilirdi.
  8. Online kayıt esnasında mail atma uslubu ve metinlerini düzgün bulmadım. Örneğin 2 soru sordum birine yanıt aldım. Maillerde merhaba,iyi günler gibi ifadeler mutlaka kullanılmalıydı. Karşınızdakini iyi dinlemelisiniz.
  9. Son olarak program saatlerinde aksamalar oldu. Biraz daha dikkat edilebilir. 10 dk ara denildikten 20dk sonra başlanması pek hoş olmuyor.

Eleştirilerim umarım okunur,anlaşılır ve olumlu değerlendirilir. Zirveden sonra neler yazılmış çizilmiş , sosyal ağlarda neler konuşulmuş bunun da analizi iyi yapılır umarım.

Bana kattıkları dışında şunu da belirtmem lazım: Üniversite sıralarında hep dinleyen taraf olduk. Soru sormak , el kaldırmak için hep başkalarını bekledik. Aslında bu tip paneller bir fırsattır. Hem cesaretiniz artar hem kendinize güveniniz artar hem de topluluklar karşısında konuşmada bir tecrübe kazandırır. Bu noktada zincirlerimi kırdım ve kafamdaki herşeyi sormaya çalıştım. Öğrenci arkadaşlara tavsiyem çekinmeyin. Paneli yanınızda bir arkadaşla dinlemeyin. Mümkünse uzak yerlere oturun ki arkadaşınızdan çekinip soru soramamazlık yapmayın. Ama çekingen kişiler değilseniz kafa kafaya verip beyin fırtınası yapmanızda mahsur yok.

Emeği geçen herkese teşekkür ederim.

Yazar Hakkında

Mehmet Emre Baş

Uludağ Üniversitesi’nden makine mühendisi olarak mezun oldum. 2009 yılından itibaren SEO sektöründe kendini geliştirdim ve bu alanda kariyerime başladım. SEO Yöneticisi olarak çalışmaya devam ediyorum. Algoritmaları takip etmek ve test etmek severek yaptığım işler arasında. bloglamayı da seviyorum.

6 Yorum var.

  • Ellerine sağlık. Çok detaylı ve – şahsım adına yapıcı olmuş. Teşekkürler. Bir not: Erzurum’daki kızları tesadüfen bulmadım. Onları bizzat eğittim. Benim de içinde olduğum AB birliği Girişimcilik eğitiminden öğrencilerim onlar 😉

    • Onların aldıkları eğitimi öğrenmek lazım. 🙂 Yorumunuz için teşekkürler. Sonra blog niye yazmaz derler. Kimse yorum yapmazsa bloggerlarda yazmamaya başlar. Bu noktayı da vurgulayıp bugün zirvenin 2. bölümüne katılamadığım için üzgünüm. Neden birileri 2. günün özetini yazmıyor?

  • gerçekten güzel bir yazı olmuş. Orada olanlardan ve soru soranlardan biri de bendim. Yemek konusunda ben de katılıyorum. Yakın zamanda başka bir üniversitede bir kulübün düzenlediği organizasyonda sürekli olarak atıştırmalıklar dağıtıldı ve yenilendi. aynı şekilde sonunda ise kokteyl bile düzenlendi. çok profesyoneldi. Ses sıkıntısını galiba önde oturduğumdan çekmedim. Ama dikkat edilmeli evet haklısın. Cüneyt Bey’in sunumunu ben de inanılmaz beğendim. İkinci günden de Özgür Alaz’ın sunumu aynı kalitedeydi. Her organizasyonda olduğu gibi aksamalar olabiliyor. Bu da konuşmacılardan kaynaklı aslına bakılırsa. Yine de iyi idare edildi şahsi kanaatim. Benim de düşüncelerim bunlar.. Yorum yazayım ki sen de yazasın diye :p =))

    • Hatırladım seni portakal çiçeği 🙂 . Senide google reader a eklerim. 2. gün gelemedim. Özgür Alaz’ı ne kadar tanıyorsun bilmiyorum ama promoqube ajansının favorisi bence. 1 yılda ciddi bir patlama yaptılar sosyal medya alanında. Keşke birileri de 2. günü yazsa diye hayıflandım ama yazanı göremedim. belki sen anlatırsın birazcık :).
      Organizasyon ekibinden arkadaşların görüşleirni de almak isterdim burda ama hiç yorum yapmıyorlar. Yine de yazmaya devam.

      • evet özgür alaz’ı çok araştırdım daha önceden ve inanılmaz başarılı biri biliyorum. hatta onun için gittim bile diyebilirim ikinci gün için :)) Keşke gelebilseymişsin sen de.. özgür alaz’ın başka seminerleri olduğunda sana da haber veririm ben =) ben de post olarak yapmayı düşündüm ama başka bir blog açıcam ona inşallah =)) ben de readerıma aldım seni (:

Yorum Yap