Kaç gündür bu teker mevzusunu yazmayı düşünüyordum. Kısmet 01:00 saatineymiş. :D Nereden çıktı bu teker taş devrine mi döndük derseniz tabi ki öyle bir şey yok. Konumuz iş hayatı ve dönen teker.

Bir iş yerinde teker dönüyorsa o iş yeri yaşamını sürdürmeye devam eder. Tekerin dönüş hızı sürekli sabitse burada bir sorun olabilir. Tekerin dönmesini sağlayan temel parçalar dışındaki itici güçler çalışanlardır. Çok çalışıyorsunuz ama teker dönmüyorsa boşa kulaç atıyorsunuzdur. Akıntıya ters yüzülmez. Hee ben burnumun dikine gider bir şekilde karşıya geçerim diyorsanız o başka. Mücadele ruhuna ve tekerin sabrına kalmış bir durum.

Google Adwords kullananlar bilirler EBM kavramını. Dönüşüm optimize ediciyi açtınız mı motor çalışmaya başlar. Geçmiş verileri tarar ve size bir reklam stratejisi oluşturur. EBM, edinme başına maliyet demek. Teker dönüyor ama EBM de artıyorsa yine çuvalladınız. Yani ne kadar fazla dönüşüm o kadar iyi demek değil. bir dönüşümü edinmek için harcadığınız bedel yüksek ise ya da kardan fazla ise o zaman o dönüşümler size tepki olarak dönüşürler. Sonuç olarak dönüşen birşey var. :D

EBM yi düşürürken aynı zamanda dönüşümleri de arttırmak kolay iş değil. Ama tekerin dönme hızını arttırmak için bunu yapmanız lazım. Bunu başaran adam da değerli çalışan rozetini alır paşa paşa arkasına yaslanır. Diğer türlü gece gündüz kasmanın bir değeri yoksa bir önemi de yoktur. Tekeri yavaşlatıyorsanız bu geceli çalışmalarda o zaman gecelerin zararı bile var diyebiliriz.

Peki tekeri döndürüyorsunuz ama sürtünme artıyorsa bu durumda bir önceki durumla aynı EBM deyseniz yine değeriniz aynı. Önünüze çıkan pürüzleri,çakıl taşlarını da kendiniz toplayacaksınız ve sürtünme kuvvetini sıfır yapana kadar çalışacaksınız. Ama sürtünme kuvvetini sıfır yapmak imkansıza 5 var anlamındadır. O yüzden abartmayın tükenmek için.

Bazen tekeri siz döndürmeye çalışırken diğerleri yavaşlatmaya çalışır. Devlet dairelerinde olur ya hep bir memur işleri ağırdan alır yayarak yapar. İşte mevzu aynen böyle. Doğal olarak siz itersiniz kamilin birinde takılır kalır. Herkes eşit güçte tekeri göğüslemezse de senkron bir çalışma olmaz ve bir gün mil yerinden çıkar. Ya mili yerinden çıkarmayacaksınız ya da siz çıkıp gideceksiniz.

Ne tekermiş arkadaş. :D

04 Aralık 2014 / Yorum Yok Devamı »

Geçtiğimiz haftasonu ablam ve Kadıköy İSKİ ailesi ile gezi programına katıldım. Gezi programı İBB’nin Beyaz Gezi hizmeti ile sağlanıyordu. Açıkcası bu kadar yıl Beyaz Gezi programını ilk defa duydum. Belediye bu hizmeti 1994 yılından beri veriyormuş. Hizmet ücretsiz ve İstanbul’un tarihi yerlerini de tanıtıma odaklı olarak veriliyor. Kadıköy İSKİ’de daha önce böyle gezi programları yapılmamıştı(ablamdan biliyorum). Şef değişikliği ile çalışanları ve ailelerini kaynaştıran güzel bir program oldu.

yerebatan-sarnici-burayayaz

İlk durağımız Yerebatan Sarnıcı oldu. Bizans zamanında yapılan bu sarnıcın özelliği 100 bin ton su kapasitesinin olması. 500 lü yıllarda böyle bir yapıyı düşünmek yapmak gerçekten takdir edilecek bir durum. Güzel de bir hikayesi var. Gitmeden mutlaka araştırın. Otantik güzel bir ortamı var.

22 Kasım 2014 / 2 Yorum Devamı »
  • Biz sanıyorduk ki insanlar rahat rahat internette kredi kartları ile alışveriş yapıyor…
  • Biz sanıyorduk ki güvenilir siteler olarak herkesin bildiği alışveriş siteleri herkes için güvenilir…
  • Biz sanıyorduk ki ziyaretçiler siteden online satın almak için sitelere giriyorlar…

Bizim sandığımız ama doğru olmayan birçok alışveriş deneyimi var. E ticaret sitelerinin markası ne kadar bilinir olursa olsun insanlar internetin ya da bilgisayarların virüslü olabileceğine hep şüpheli bakıyorlar. Bu insanlar az denilebilecek bir kitle değil.

Popüler olmayan tv kanallarına bakın. 5 kilo bal 100 tl ve kapıda ödeme diye bir reklam var. Hepiniz bilirsiniz. Hatta bu reklam ve firma iptal oldu diyede biliyoruz ama farklı bir markadan devam ediyor. Bu reklamın en güzel yanlarından birincisi kargo ile kapıya gelmesi ikincisi de kapıda ödemeli olması. Bu 2 madde internetten alışveriş yapmayan insanlar için güven telkin ediyor. Bu az olmayan kitleyi kullanmanın zamanı geldi diyip sitelerinde düzenlemeler yapan e ticaret siteleri de mevcut.

Yine hepsiburada reklamlarına değineceğim. Kargo konusunda yine aynı markaya bu yazımda yer vermiştim. Hepsiburada reklamlarında Fatih Terim, Gülben Ergen oynadı. Bunlar gerçekten pahalı reklamlar. Marka bilinirliğini arttıran önemli reklamlar. Fakat bunlara rağmen insanlar güvenip alışveriş etmeyebiliyor.

E ticaret sitelerinin rekabet oranlarının arttığından bahsetmiştim. Birçok E ticaret sitesi kendisini farklı bir yönüyle pazarlayarak bu az zannedilen kitleyi yakalayabiliyor. Peki formül ne?

12 Ekim 2014 / Yorum Yok Devamı »

E ticaret sitelerinin artışı ve online alışverişteki pazarın büyümesi E ticaret sitelerinin farklı pazarlama teknikleri bulmasını sağladı diyebiliriz. Hepsiburada’dan en son alışverişimi yapmadan önce satın alacağım ürünle ilgili farklı E ticaret sitelerindeki yorumları okudum. Yorumların çoğu şu şekilde:

  • süper hızlı elime ulaştı
  • Kargo 1 günde geldi
  • Kargo çok hızlı geldi. Teşekkürler

Ürün yorumlarında kargonun müşteriye hızlı ulaşması ürüne yapılacak yorumun önünde durmaya başlamış artık. İnsanlar eskiden sipariş verdiklerinde 3 gün bekliyorlardı. Şimdi ise süper hızlı gönderi seçenekleri ile 1 günden daha kısa sürelerde satın aldıkları ürüne ulaşabiliyorlar. Doğal olarak hızlı gelen kargo müşteriyi memnun ediyor. Hemen bilgisayar başına geçiyor ve “kargom hemen geldi teşekkürler ” yazıp çıkıyor.

12 Ekim 2014 / Yorum Yok Devamı »
kacan-tren-kovalayan-ben Yazar: / Kategori: Hayattan / 359 defa okundu

Kaçan Treni Boşverin Yenisi Gelir

Geçenlerde otobüs durağına doğru yürürken binsem iyi olur dediğim otobüs beni geçerek durakta durdu ve ben yetişemeden uzaklaştı. Hani klasik bir lafımız vardır ya : “O tren kaçtı”. Aslında öyle olmadığını o gün düşündüm. Çünkü 2 dakika arkasından aynı hattın bir başka otobüsü geldi ve binip gittim.

TREN KAÇMAZ

Kaçan bir otobüs ya da trene üzülüp pes etmemek lazım. Kaçan fırsatın tek olduğunu düşünmek , fırsat kaçtığında insanı çaresiz burakır. Bu fırsat olmazsa başkası olur düşüncesi de büyük bir zaman kaybına neden olur. Bu iki durum arasında ince bir çizgi var onu yakalayabildiyseniz sorun yok.

Hani kaçan kovalanırdı?

Fırsatların kaçtığını düşünüyorsanız o zaman kovalamanız gerek.  Biri olmadıysa diğerini kovalayın. Farklı insanlarla tanışmak size yeni fırsatlar verebiliyor bazen.

Hayal kırıklığı ya da umutsuzluk normal hayatta ve kariyer hayatında olabilecek en kötü duygulardan. Bir daha yerine konulması zor. Yukrda anlattığım otobüs olayında kısa zaman sonra gelen otobüs hayal kırıklığını bir anda tamir etti. Demek ki umutsuzluğa düşmeden inançla istemek lazım. İstemenin esrarını anlamak ise bir başka yazımın konusu olacak.

:)

12 Ekim 2014 / Yorum Yok Devamı »

Reklamlar / Reklam Bilgi

Abonelik / Bize Katılın

E Bülten

 
Toplam 70 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...81624...Son »
 

Site Hakkında

Buraya neden mi yazıyorum? Buraya yazma nedenim bir değil. Hem şikayetçi olduğum konuları yazıp başkalarına da bunu göstermek hem de memnun kaldığım konuları herkesle paylaşmak. Nereye yazdığınız önemli değil. Buraya ,şuraya veya oraya. Dile getirmeniz sosyalleşmeniz için siz de yazın.

Örümcek Ağı / Hakkında

 

Site Wordpress altyapısını kullanmaktadır.Yorumlardan Burayayaz.com sorumlu değildir.

© 2010 Mehmet Emre Baş | Kişisel Web Günlüğü -

+Mehmet Emre Baş